Google'ın arama sonuçlarında görünmek için hiçbir ücret ödemez, hiçbir zahmete girmezsiniz; hatta sitenizi Google'a göndermeniz bile gerekmez. Google, düzenli olarak web'i taramak ve dizinimize eklenecek siteler bulmak için "örümcek" (spider) olarak bilinen bir yazılım kullanan tam otomatik bir arama motorudur. Aslında arama sonuçlarımızda listelenen sitelerin büyük çoğunluğu eklenmek üzere el ile gönderilmiş siteler değil, örümceklerimizin web'i tararken bulup otomatik olarak eklediği sitelerdir.
Sitenizin şu anda Google dizininde yer alıp almadığını öğrenmek için sitenizin URL'sini aramanız yeterli olacaktır. Örneğin [ site:www.vemedya.com] için yapılan bir arama aşağıdaki sonuçları verir:
Sitenizin Google'da yer alıp almadığını öğrenmek için aşağıdaki linki kopyalayıp Explorer adres çubuğuna yapıştırın. "www.vemedya.com" yerine kendi web adresinizi yazın.
http://www.google.com/search?hl=en&q=site:www.vemedya.com
Google milyarlarca sayfayı tarasa da bazı sitelerin gözden kaçmasının önüne geçilemez. Örümceklerimiz bir siteyi gözden kaçırdığında bunun nedeni genellikle şunlardan biridir:
Gözden kaçan site, web'deki diğer sitelere birden çok bağlantıyla sağlam bir şekilde bağlanmamıştır.
Söz konusu site, Google'ın en son taraması tamamlandıktan sonra yayınlanmaya başlamıştır.
Sitenin tasarımı, Google'ın içeriğini etkili bir şekilde taramasını zorlaştırmaktadır.
Siteyi taramaya çalıştığımızda bu, sitenin geçici olarak devre dışı olduğu bir zamana rastlamış olabilir veya bir hata almış olabiliriz. Sitenizi taramaya çalışırken hata alıp almadığımızı görmek için Google web yöneticisi araçlarını kullanabilirsiniz.
Amacımız, İnternet içeriğini doğru ve adil bir şekilde yansıtmaktır. Bu amacın gerçekleşmesine yardımcı olmak için taramaya uygun site oluşturma konusunda sizlere yönergeler ve ipuçları sunarız. Hiçbir zaman örümceklerimizin belirli bir siteyi bulacağının güvencesi verilemese de bu yönergelere uymak sitenizin arama sonuçlarında görünme olasılığını artıracaktır.
İnternetin köklerini 1962 yılında J.C.R. Licklider'in Amerika'nın en büyük üniversitelerinden biri olan Massachusetts Institute of Tecnology'de (MIT) tartışmaya açtığı "Galaktik Ağ" kavramında bulabiliriz. Licklider, bu kavramla küresel olarak bağlanmış bir sistemde isteyen herkesin herhangi bir yerden veri ve programlara erişebilmesini ifade etmişti. Licklider 1962 Ekim ayında Amerikan Askeri araştırma projesi olan İleri Savunma Araştırma Projesi'nin (DARPA - Defense Advensed Research Project Agency) bilgisayar araştırma bölümünün başına geçti. MIT'de araştırmacı olarak çalışan Lawrance Roberts ile Thomas Merrill, bilgisayarların ilk kez birbirleri ile 'konuşmasını' ise 1965 yılında gerçekleştirdi.
1966 yılı sonunda Roberts DARPA'da çalışmaya başladı ve "ARPANET" isimli projesi önerisini yaptı. ARPANET çerçevesinde ilk bağlantı 1969 yılında dört merkezle yapıldı ve ana bilgisayarlar arası bağlantılar ile internetin ilk şekli ortaya çıktı. ARPANET'İ oluşturan ilk dört merkez University of California at Los Angeles (UCLA), Stanford Research Institute (SRI), University of Utah ve son olarak University of California at Santa Barbara (UCSB) idi (Gromov, 1998).
Kısa süre içerisinde birçok merkezdeki bilgisayarlar ARPANET ağına bağlandı.
1971 yılında Ağ Kontrol protokolü (NCP-Network Control Protokol)ismi verilen bir protokol ile çalışmaya başladı. 1972 yılı Ekim ayında gerçekleştirilen Uluslararsı Bilgisayar İletişim Konferansı (ICCC- International Computer Communications Conference) isimli Konferansta, ARPANET'in NCP ile başarılı bir demontrasyonu gerçekleştirildi. Yine bu yıl içinde elektronik posta (e-mail) ilk defa ARPANET içinde kullanılmaya başladı. NCP'DEN daha fazla yeni olanaklar getiren yeni bir protokol,
1 Ocak 1983 tarihinde İletişim Kontrol Protokolu (Transmission Control Protokol/ internet protokol - TCP/IP) adıyla ARPANET içinde kullanılmaya başladı. TCP/IP bugün varolan internet ağının ana halkası olarak yerini aldı.
1980 yılların ortasında Savunma Bakanlığı'na bağlı (DoD) Amerikan askeri
bilgisayar ağı, ARPANET'ten ayrıldı ve MILITARY NET adı ile kendi ağını kurdu. 1986 yılında Amerikan bilimsel araştırma kurumu 'Ulusal Bilim Kuruluşu' (NSF), ARPANET
için ülke çapında beş büyük süper bilgisayar merkezi kurulmasını içeren kapsamlı bir öneri paketi öne sürdü. ARPANET Amerikan hükümetinin sübvansiyonu ile NSFNET olarak düzenlendi. 1987 yılında yeniden düzenlediği internet yapılanması planı ile NSFNET yedi bölgesel nokta üzerinde 1.5 Mb/s (daha önce 56 Kb/s idi) güçlü bir omurgayı işleteceğini duyurdu.
NSFNET Merit olarak adlandırılan Michigan Eyaletindeki üniversitelerin organizasyonu ile NSF'in yaptığı bir anlaşma doğrultusunda işletilmeye başlandı. NSFNET'in işletilmesine bir süre sonra Merit'in yanında ABD'nin dev bilgisayar firması IBM ve haberleşme firması MCI dahil oldu. NSFNET'in işletilmesine yönelik 1990 yılında oluşturulan bu birlik 'İleri Ağ Hizmetleri' (ANS-Advance Network Services)olarak adlandırıldı.ANS'nin kuruluşu süreci ABD'de 1990'lara kadar devlet desteğinde gelişen internet omurgasının özelleştirilmesi sürecinin de başlangıcı olmuştur.
1990 yılında NSFnet ile özel şirketlerin ortak işletmesi ile başlayan özelleştirme
süreci, 1995 yılı mayıs ayında NSF'nin internet omurga işletmeciliğinden tamamen çekilmesi ile tamamlandı. 1995 yılından itibaren ABD internet omurga işletimi
tamamen özel işleticilerinin elindedir.
Internet‘e çeşitli şekillerde, başlangıcından 1994 yılı sonuna kadar 110 ülke, 10,000 bilgisayar ağı, 3,000,000 dan fazla bilgisayar ve 25 milyonu aşkın kullanıcı bağlanmıştır. Bu sayı, Web Sayfası kavramının kullanıma girdiği 1995 yılı içinde büyük bir patlama göstermiş ve 60 milyon’a ulaşmıştır. Bu sayının 1996 yılı içinde de, her ay yüzde 10 artması beklenmekteydi. Ve şu an Türkiye' de 5 Milyon, Dünyada toplam 300 Milyon İnternet kullanıcısı olduğu sanılıyor. Görüldüğü üzere Internet büyük bir hızla dünyanın her köşesine din, dil, ırk ve ülke ayrımı yapmadan erişmektedir. Şu an yeni yüzyılın en büyük iletişim ve reklam araçlarının başında gelmektedir.
Internet, birbiriyle tüm dünya üzerinde yayılmış bilgisayar ağlarının birleşiminden oluşan devasa bir bilgisayar ağıdır. Telefon hatlarıyla birbirine bağlı bu ağda, kişi ve kuruluşların kullandığı farklı yapıda bilgisayarlar ve bu bilgisayarlarda kullanılan farklı işletim sistemleri bulunabilir. Internet, bu farklı yapıda bilgisayarların ortak bir dille iletişim kurmasına imkan sağlayarak, üzerlerinde farklı programlar çalıştırılsa bile, kişiler ekranda aynı bilgileri görür ve değerlendirirler.
Bazı bilgisayar ağları ve dolayısıyla bu ağ içinde bağlı bilgisayarlar, aynı zamanda kesintisiz olarak Internet ortamına da bağlıdırlar. Bunların bir kısmı, Internet ortamında başka kullanıcılara, yararlanabileceği çeşitli bilgiler sunarken; bir kısmı da, kendi bilgisayarıyla Internet'e geçici olarak bağlanmak isteyen kullanıcıların erişim isteklerine cevap verirler. Internet erişim sağlayıcı kuruluşlar, normal bir kullanıcının Internet'e telefon bağlantısı ile erişimini, genelde şehir içi telefon haberleşme fiyatıyla sağlayan bölgesel kuruluşlardır.
Internet’in en temel işlevi, haberleşme ve iletişimdir. Internet üzerinden dünyanın dört bir tarafıyla faks kadar hızlı, posta kadar ucuz bir şekilde iletişim kurabilir, dilediğiniz her konuda araştırma yapabilir, bu süreç içinde gerekli gördüğünüz bilgi ve dokümanları bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz. Yerinizden hareket etmeden uçsuz, bucaksız bir alışveriş yapabilir, müze ve sergileri gezebilir, müzik arşivlerine girebilirsiniz, farklı ülkelerden olan insanlarla her konuda yazıyla ve/veya sesli olarak tartışabilir, ithalat-ihracat ile uğraşıyorsanız yurt dışındaki bağlantılarınızı en küçük zaman diliminde gerçekleştirebilir ve mesajlarınızı minimum maliyetle günün her anı dünyanın her yerine gönderebilirsiniz.
Türkiye’de ilk Internet bağlantısı, 12 Nisan 1993 tarihinde yapılmıştır. İlk yıllarında sadece TÜBİTAK ve üniversitelerin kullanımına izin verilen ve sadece ODTÜ ve Ege üniversiteleri üzerinden bağlanılan Internet’e bugün her isteyen, istediği Internet Servis Sağlayıcı kuruluşlar üzerinden bağlanabilmektedir.
Türkiye'de Internet başlangıçta, tüm dünyada olduğu gibi, bilgi aktarımı amacıyla kullanılmıştır. 1995 yılı içinde, dünyadaki gelişime paralel olarak, Türk girişimcileri de günden güne artan bir talep ile Internet ortamını; Web Sayfaları, elektronik posta ve diğer servisleri ile, kullanıcıların beklentileri doğrultusunda etkileşimli olarak, özellikle tanıtım ve pazarlama için kullanmaya başlamışlardır.
Bir Alan adının alt alan adları olup, aynı alan adına ait web bölgenizde yönetici tarafından verilecek izin çerçevesinde sayısız alt alan adı açılabilir.
Bir alt alan adının bağlı bulunduğu bölge, alan adından bağımsız olarak farklı şekilde düzenlenebilir ve bu bölgelerin kontrol ve yönetimi farklı kişi-kurumlara verilebilir.
www.siteniz.com size ait bir alan adı ise, "altalanadi.siteniz.com" da bunun bir alt alan adıdır
Örnek verilecek olursa www.vemedya.com olan bir alan adı altında açılmış olan http://destek.vemedya.com bir subdomaindir.
bir alan adıyla birlikte subdomain almak istenirse bu alan adı için alınan hosting özelliklerine bakılmalıdır. Subdomain hostingle birlikte verilen bir hizmettir.
ATM (asynchronous transfer mode), bir paket anahtarlama teknolojisidir. ATM, verileri byte büyüklüğünde hücrelere (cell) ayırır ve aynı anda 53 hücrelik paketler halinde iletir. ATM, daha çok donanım tabanlıdır ve yüksek veri işleme/iletme hızları elde edilebilir. En çok kullanılan standart hızlar, 155 Mbps ve 622Mbps dir. 10Gbps hızlara kadar da çıkılmıştır (1996 sonu itibarıyla). ATM, BISDN protokolünün de en temel elemanıdır.
Webmail; Pop3 destekli e-mailleri internet üzerinden kontrol etmeye yarayan firmamız tarafından müşterilerimize sunulmuş bir hizmettir.
Webmail sayesinde E-maillerinize bilgisayarınız olmadan da pop3 destekli emaillerinizi internetin olduğu her yerden kontrol edebilirsiniz.
Webmaile giriş için mail.siteadresiniz.com yazar giriş sayfasına ulaşabilirsiniz, kullanıcı adına e-mail adresinizi yazınız, şifre bölümünede şifrenizi girerek emaillerinize ulaşabilirsiniz.
Web tabanlı ticaret uygulamaları içinde en bilineni B2C (Business to customer – Firmadan müşteriye e-ticaret) sistemidir. B2C pazarı, karşımıza daha çok Internet üzerinden satış yapan web portalları ve sanal mağazalar aracılığıyla çıkmaktadır.
Genel olarak, ticari kurumların kendi web sitelerinden pazarlama ve satış yapabilmelerini sağlayan tüm işlemler B2C kapsamındadır. Bu sistemde müşteriler ihtiyacını duydukları ürünleri firmanın web sitesinden ya da firmanın ürünlerini verdiği ve başka firmaların ürünlerinin de pazarlandığı web portalları veya sanal mağazalardan (bunlara elektronik pazaryerleri de diyebiliriz) sipariş ederler. Müşteri siparişlerle birlikte, ödeme için kredi kartı bilgilerini de elektronik ortamda web sitesine gönderir. Bu işlem VPOS * denilen, Internet üzerinden kredi kartlı alışveriş yapma olanağı sağlayan oldukça güvenli ve gizlilik sistemleri gelişmiş bir ödeme mekanizmasıyla yapılır. VPOS sistemi, diğer alışverişlerde sık sık kullandığımız POS cihazlarının Internet’e uyarlanmış şeklidir. VPOS, bankalar aracılığıyla işleyen bir sistem olduğundan, pazarlayıcı firmanın bu tür ödemeler için VPOS hizmeti sunan bir bankayla e-ticaret sözleşmesi imzalaması gerekmektedir. Ülkemizde bir çok banka bu hizmeti sunmaktadır. Bunun dışında firmanın tercihine göre EFT ya da havale yoluyla ödeme olanakları da mevcuttur.
B2C pazarındaki bu sipariş ve ödeme sistemi perakende piyasalarında iş yapan firmalar ya da perakendeciler için oldukça büyük avantajlar sağlayan bir e-ticaret sistemidir. Ülkemizde, 2004 yılı için verilen rakamlara göre B2C e-ticaret hacmimizin 1.5 milyon USD’ a ulaşacağı belirtilmektedir. Perakende sektöründe hizmet veren KOBİ’lerimiz e-ticaret uygulamalarına geçtikçe bu iş hacmi katlanarak artacaktır.
B2C e-ticaretin sağladığı avantajlar
Yılın 365 günü, günün 24 saati sipariş alabilme olanağı.
Aracı olmadan, doğrudan müşteriye ulaşabilme olanağı
Web sitenizdeki geri bildirim sistemiyle müşteri istek ve taleplerini yakından izleyebilme şansı
Kendi yerel pazarınızla yetinmeyip, başka kentlerdeki ve yurtdışındaki pazarlara da açılabilme, rekabet gücü elde edebilme şansı. Büyük firmaların sahip olduğu ihracat olanaklarından küçük firmalarında yararlanabilme şansı.
Pazarlama faaliyetleri için gereken personel, zaman ve araç maliyetlerini minimuma indirebilme ve böylece etkin tasarruf ve verimlilik avantajı sağlayabilme olanağı.
Müşteri yönünden alışverişte zaman, mekan gibi zorunlulukların ortadan kalkması. Ayrıca alışveriş sürecinin uzamadan kolayca tamamlanması.
B2C e-ticaret sayesinde bu avantajları yakalamanın yolu ise, aşağıda sayacağımız şu önemli noktalardan geçmekte,
Her konuda olduğu gibi B2C e-ticaret uygulamalarında da profesyonel düşünce ve yaklaşım en önemli konudur. Teknolojiyi takip, e-ticaret altyapı kurulumunda özen ve profesyonel bilişim ve yazılım firmalarıyla çalışma başlangıç anlamında ihmal edilmemesi gereken konulardır.
Müşteri güveni ve bağımlılığı için, aldığınız siparişleri taahhüt ettiğiniz zaman dilimi içinde müşteriye ulaştırmanız şarttır.
Web siteniz sizin sanal işyerinizdir, bu nedenle nasıl işyerinize özen gösteriyorsanız, web sitenizin de dizayn, içerik ve kullanışlılık açısından işlevli, zengin, hızlı açılan ve rahat gezilen bir tasarıma sahip olması gerekir. Belli aralıklarla güncelleme yapmalı, pazarladığınız ürünlerin eksiksiz detaylarına dikkat etmeli, hızı düşüren ve göz tırmalayan görsel tasarım yerine, işlevli ve boğucu olmayan, göz yormayan bir görsel tasarımı tercih etmelisiniz.
*VPOS: Virtual point of sale – Sanal ödeme noktası
Elektronik ortamda iletişim kurarken gönderilen bilgi ve belgelerin, ticari ya da resmi işlemlerin bağlayıcı olabilmesi, imza şartını getirmektedir bilindiği gibi. Bunu Internet ortamında sağlayan mekanizmaya elektronik imza denmektedir. Bu anlamda elektronik imzanın normal bir imzadan, uygulama, amaç ve işlerlik açısından hiçbir farkı yoktur. Fark sadece, biri kağıda atılırken, diğeri elektronik ortamda kripto edilmiş dijital bir şifredir. Bir belgenin hangi kişi ya da kuruma ait olduğunu gösteren ve sahibi olduğu kişiyi bağlayan (tıpkı normal imza gibi) hukuki bir uygulamadır.
5070 sayılı Elektronik İmza Yasası´nda güvenli elektronik imza, "münhasıran imza sahibine bağlı olan, sadece imza sahibinin tasarrufunda bulunan güvenli elektronik imza oluşturma aracı ile oluşturulan, nitelikli elektronik sertifikaya dayanarak imza sahibinin kimliğinin tespitini sağlayan, imzalanmış elektronik veride sonradan herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığının tespitini sağlayan imzadır" şeklinde tanımlanmaktadır.
Elektronik imza işlemlerinin uygulanma ve denetimi konularındaki sorumluluk aynı yasayla Telekomünikasyon Kurumu´na verilmiş durumda. Yani e-imza kullanmak isteyen tüm kişi ve kurumlar Telekomünikasyon Kurumu´nun onay verdiği kuruluşlar aracılığı ile elektronik imza sözleşmesi yapabilecekler.
Elektronik imza Internet ortamında genel olarak şu 3 temel amacı yerine getirmektedir:
Veri bütünlüğü: Verinin izin alınmadan ya da hata ile değiştirilmesini, silinmesini veya veriye ekleme-çıkarma yapılmasını önlemek,
Kimlik doğrulama ve onaylama: İster ticari ya da hukuki, isterse kişisel tüm mesaj ve bilgilerin, mesaj sahibine ait olduğunu ve geçerliliğini sağlamak,
İnkar edilemezlik: Kişi veya kurumların elektronik ortamda gerçekleştirdikleri işlemleri inkar etmelerini önlemek.
Gerek e-devlet dönüşüm sürecinde, gerekse iş yaşamının Internet ortamına kaydırılıp, kişisel ve kurumsal tüm işlemlerin web siteleri aracılığıyla yapılması projesi, e-imza uygulamasının gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Örneğin kamu alanındaki,
Kurumlararası iletişim (Üniversiteler, Emniyet Müdürlükleri, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlükleri vs.)
Sosyal güvenlik uygulamaları (SSK, Bağ-Kur, Emekli sandığı, özel sandık ve sigortalar)
Sağlık uygulamaları ( sağlık personeli, hastaneler, eczaneler)
Vergi ödemeleri
Elektronik oy verme işlemleri
Ve her türlü kişisel başvurular (ÖSS, LGS, KPSS, LES, pasaport vb) ile,
İş ya da ticaret alanındaki,
Kişisel ya da kurumsal Internet bankacılığı
İhracat ve ithalat gibi dış ticaret işlemleri
Sigortacılık işlemleri
Kağıtsız ofisler
-Pazarlama ve e-Satış
-Sözleşmeler
-Sipariş
-Tedarik ve müşteri ilişkileri
Vergi ödemeleri
gibi tüm uygulamalar, güvenli bir e-imza yapılanması ile geçerliliğini koruyacaktır. Önümüzdeki yıllarda gittikçe yaygınlaşıp zorunlu hale gelecek e-dönüşüm uygulamaları nedeniyle ticaret ve kamusal yaşamın vazgeçilmez bir öğesi olacaktır e-imza. Bu konuda geç davranmak sadece yasal zorunluluk anlamında değil, Internet ortamına aktarılan iş süreçlerinde de ciddi maddi kayıplar (Güvenlik ve verilerin korunması açılarından) yaratabilecektir.
Elektronik imza yasasını incelemek için www.tk.gov.tr/eimza/eimza_yasasi.htm adresini, e-imza ile ilgili mevzuatı takip etmek için de, www.e-imza.gen.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.
HyperText Mark-up Language, Göz atıcıya (browser) web sayfasının ne şekilde görüntüleceneceğini söyleyen, web sayfası ve sitesi yazmak amacıyla kullanılan program dili.
Elektronik ticaretin anahtarlarından biri de "sanal POS" denilen sistemlerdir. Web üzerinden ödeme söz konusu olduğunda sanal POS´lar devreye girer. Klasik alışverişlerde kullandığımız POS (Point of sale- ödeme noktası) cihaz ve sistemlerinin, web siteleri üzerinden alışveriş yapmaya olanak sağlayan şekline sanal POS -VPOS (Virtual point of sale) denmektedir. Kısaca buna Internet´e uyarlanmış POS da diyebiliriz.
Sanal POS ile alıcı-satıcı ya da satıcı-tedarikçi arasında online bir ödeme sistemi ve altyapısı kurulmuş olur. Sistem basit olarak, firmanın web sitesi üzerinden bilgilerini giren alıcının banka ve kredi kuruluşlarında olan hesabından, aldığı ürün veya hizmetin bedeli olan paranın firmanın kendi banka hesabına geçmesine dayanır.
Bu sistemi uygulamak son derece kolay ve zahmetsizdir. Ürün ve hizmetlerini web üzerinden pazarlamayı düşünen bir firma öncelikle ticari hesabının bulunduğu bir banka ile üye işyeri ve e-ticaret sözleşmelerini imzalaması, devamında da bankaya ait VPOS yazılımını kendi web sitesine kurması yeterlidir.
Sanal POS işleyiş olarak oldukça güvenlidir, tüm işlemler Bu süreç esnasında, dijital olarak gerçekleştirilir. Güvenlik sistemleri SSL 128 bit´lik şifreleme algoritmasına dayanan dijital imza ve dijital sertifikalı giriş-çıkış işlemlerini çözmek çok zordur, bu nedenle klasik bir alışverişte yaşayacağınız güvenlik tehlikesi (Hele hele günümüzde) kat be kat daha fazladır.
Ülkemizde sanal POS hizmeti veren başlıca bankaların sanal POS´larını şöyle sıralayabiliriz. Sanal Akpos (Akbank), VPOS-724 (Vakıfbank), POSNET (Yapı Kredi Bankası), Garanti Sanal POS (Garanti Bankası), Finans WebPos (Finansbank) sistemlerini ülkemizdeki Sanal POS hizmetlerine örnek verebiliriz.
Sanal POS kullanmanın sağlayacağı faydalar
Internet yoluyla gerçekleştirilen alışverişlerde en etkili ve güvenli ödeme metodudur.
Perakende (B2C- firmadan müşteriye-) satışlarda %35-40 arasında artış sağlar.
İşletmenin pazarlama alanını dar bir bölge ve şehirden kurtarıp, ülke çapında yaygın bir ağa kavuşmasını sağlar hatta ihracat olanaklarını da ciddi anlamda arttırır.
İmaj, tanıtım ve rekabet gücü anlamında işletmeye büyük artı değer sağlar.
Yüzyüze satış sürecinden çok daha kısa sürelerde alışveriş olanağı tanır.
Elektronik ortamda yapılan işlemler kısa sürede tamamlanır, zamandan tasarruf sağlanır. Bu durum müşteri memnuniyetini arttırır, devamlılık sağlar.
Sipariş ve satışlarla ilgili bilgileri veri tabanına aktarır ve saklar.
Java ismi bir programla dilini ve bir platformu belirtir. Kelime anlamı ise ünlü Java ambleminin hatirlattığı gibi, "acı kahve"dir. Java, Sun Microsystems'de bir grup yazılım uzmanı tarafindan geliştirilmektedir. Bir şirket tarafından geliştiriliyor olması onun tescilli bir dil olması anlamına gelir, ancak görece "açık" olarak geliştirilen Java'nın tescilli olmasından Java'yı kullanan hiçbir programcı şikayet etmez. Sun, Java Platformunu (Java Sanal Makinesi - Java Virtual Machine) ve Java programlama dilini ihtiyaçlara göre yeniler.
Browser tarafında Web Server a yapılan Tek bir isteme hit denir. Örneğin 3 adet resim içeren bir sayfa çağrıldığında 4 adet hit olur. 1 adet sayfa için + 3 adet de içindeki resimler için.
Ftp sadece bir protokol olmakla kalmayıp, internet üzerinden dosya transferi yapmak için kullanılır. FTP kullanılarak başka bir Internet sitesine "login" olunur (Bknz. Anonymous FTP) ve buradaki dosyalara "site sorumlusu"nun hak tanıdığı kadar erişim sağlanır.
İnternete bağlı makinaların güvenliği için kullanılan bir sistemdir. Bilgisayara gelen veri paketlerini kontrol eder ve istenilmeyen verilerin sisteme girmesini engeller.
Bağlanılan sunucu ismini açık Internet adresine çevirmek için kullanılan bir mekanizmadır. Internet üzerinde aynı adlı iki veya daha fazla sunucu isminin olmaması da yine DNS sistemi sayesinde gerçekleşmiştir.
Browser tarafından kullanıcıya gönderilen ve kulanıcının sabit diskine yerleşen küçük dosyacık. Bu dosya, ziyaret edilen site hakkında tarih, kullanıcı adı, ziyaret saati gibi bilgileri içerir. Aynı sitenin bir sonraki ziyaretinde kontrol edilir. (Bazı sitelerde Web sayfası özellitirme diye bir secenek vardır. Bu bölümü doldurduğunuzda o siteye tekrar girdiğinizde sadece sizin istedikleriniz o sitede görülür. Cookie bu işlemde sizin tanımlanmanızı sağlayan programdır.)